Hakkımızda

Devletin turizmi geliştirme görevini üstlendiği 1963-1982 dönemini kapsayan planlı dönemde, Turizm sektörünü düzenleyecek, geliştirecek, dinamik bir yapı ve işleyişe kavuşturacak tertip ve tedbirlerin alınmasını sağlayacak bir dönüşüme ihtiyaç olduğu görülmüş ve 1982 yılında 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu’nun yürürlüğe girmesiyle devlet kapsamlı düzenlemeler yapmış; bir yandan turizmin gelişimini teşvik ederken diğer yandan da sektörün önündeki kısıtlayıcı düzenlemeleri kaldırmıştır. Böylece özel sektör ve sivil toplum örgütlerinin turizm alanında etkin aktör olarak devreye girdiği liberalizasyon dönemi başlamış ve turizm sektörüne verilen bu ivme ile önemli büyüme oranlarına ulaşılmıştır.

2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu ile Türk bayraklı yatlara yasal bir zemin hazırlanmış, ülkemizde özel sektöre yat limanı (marina) yapma imkânı sağlanmıştır. Ayrıca bu kanun ile yabancı bayraklı özel yatlara 5 yıl süre ile Türkiye’de kalma, Türk karasuları ve limanları arasında gezi ve spor amacıyla serbestçe dolaşabilme olanağı verilmiş; yabancı bayraklı ticari yatlara Bakanlıktan belge alınması koşuluyla çalışabilme imkânı tanınmış ve böylece uluslararası rekabet ortamında ülkemizde deniz turizmi sektörü gelişmiştir.

Turizm sektörünün önemli bir ayağını oluşturan deniz turizmi, aynı dönemde kamu tarafından yaptırılan marinalarla sektöre öncülük etmiş ve Doğu Akdeniz’de yeni bir destinasyon yaratmıştır. Başlangıçta Turizm Bankası öncülüğünde Aydın-Kuşadası, Muğla-Bodrum ve Antalya-Kemer’de faaliyete başlayan marinalar; İstanbul-Ataköy Marina, Kalamış Marina ve Netsel Marmaris Marina sektörün öncü tesisleri olmuştur. Ülkemizin özel sektör tarafından yapılan ilk marina ise 1974 yılında faaliyete geçen Setur Çeşme Marina’dır.

Marinaların hizmete girmesiyle mevzuatın liberalleşme süreci başlamış; yurt dışından gelen yatların giriş-çıkış işlemleri, kalış süreleri, ihtiyaç duydukları malzeme ve ekipmanların dış alımı gibi konularda yat turizmini zorlaştıran düzenlemelerin güncellenmesi için sektörün öncüleri bir araya gelerek çalışmalar başlatmıştır.

Sektörün sorunlarının ancak ortak bir platformda çözülebileceğinin anlaşılması üzerine marina işletmelerinden oluşan MARYAT (Marina Yatırımcılar Derneği), dönemin Turizm Bakanlığı’nın önerisi doğrultusunda 08.02.1991 tarihinde kurulmuştur. Daha sonraki yıllarda özel sektör tarafından işletilen yat limanı, yat yanaşma yeri, yat çekek yeri, kruvaziyer limanı gibi tesisleri de bünyesine alarak 2004 yılında adı DENİZ TURİZMİ BİRLİĞİ DERNEĞİ olarak değiştirilmiş ve bu çatı altında örgütlenmiştir.

Günümüzde yat turizmi ve kruvaziyer turizmi, turizmin çeşitlendirilmesi ve tüm yıla yayılması açısından stratejik bir öneme sahiptir. Kruvaziyer gemilerle yapılacak seyahatler, yerli ve yabancı acenteler aracılığıyla gerçekleştirildiğinden yerli acentelerin nicel ve nitel gelişimi büyük önem taşımaktadır. Yat acentaları da sektörün vazgeçilmez bir bileşenidir.

Türkiye, dünya genelinde yat imalat sektöründe özellikle lüks ve mega yat üretiminde güçlü bir liderlik rolü üstlenmiştir. Sahil bölgelerimiz ve limanlarımız yat turizmi ve kruvaziyer sektörü için uluslararası arenada önemli bir konuma sahiptir. Yerli yat imalatı, bakım-onarım ve kışlama altyapısı sektörün rekabet gücünü artırmaktadır.

Amacımız

Amacımız; turizm sektöründe yatırım ve işletmecilik yapan kuruluşlar ile onların mensupları arasında karşılıklı dayanışmayı sağlamak, sektöre yönelik mesleki, sosyal ve teknik konularda araştırmalar yapmak, rehberlik etmek ve bu alanlarda sektörel disiplinin oluşturulması adına tavsiyeler sunmaktır.

Derneğimiz, ülkemiz turizminin gelişmesine katkıda bulunmak, sektörün uluslararası rekabet gücünü artırmak, Türkiye’nin tanıtımına destek olmak ve ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile iş birliği içerisinde çalışarak sosyal ve teknik altyapının güçlendirilmesine katkı sağlamayı hedeflemektedir.